Ali Çağan

 

Feyzullah Çınar'ı bir daha öldürmeyin.

 

2 Temmuz 1993 Sıvas katliamından bir gün önce idi. 4. Pir Sultan Abdal etkinliklerinin ilk günü 1 Temmuz 1993 tarihinde Sivas 4 Eylül Spor Salonunda halk konseri var. Programdakiler arasında Halk Ozanı SEFİL SELİMİ de vardı. Hani şu Feyzullah Çınar’ın müziği ve güzel sesi ile insanlarla buluştuğu ve sonrasında Sabahat Akkiraz’ın güzel yorumu ile, beğeniyle dinlenen türkünün sözlerini yazan Sivas’lı ozan. Ne diyordu:

 

Kimse Bana Yaran Olmaz Yar Olmaz

Mertlik Hırkasını Giydim Giyeli

Dünya Bomboş Olsa Bana Yer Kalmaz

İnsana Muhabbet Duydum Duyalı

 

İmanım Hükümdar Benliğim Esir

Ehl-İ Beyti Sevdim Dediler Kusur

Kimi Korkak Dedi Kimi De Cesur

Kurt İle Kuzuyu Yaydım Yayalı

 

Ardımdan Vuranlar Yüzüme Güler

Kestiği Az Gibi Parçalar Böler

Herkes Kılıcını Boynumda Biler

Başımı Meydana Koydum Koyalı

 

"Bu Kızılbaş Olmuş, Yunmaz" Diyorlar

"Kestiği Haramdır, Yenmez" Diyorlar

"Camiye Mescide Konmaz" Diyorlar,

İmam Şah Hüseyn'e Uydum Uyalı

 

Kimi Benden Kağıt Hüccet Arıyor

Hal Bilmeyen Dip Dedemi Soruyor

Dostlar Ölümüme Karar Veriyor

Sefil Selimi'yim Dedim Diyeli

 

Programın sunuculuğunu ben yapıyordum. Kendisi ile orada şahsen görüştüm. Sahneye bağlama ile mi çıkacaksınız dediğimde, hayır, ben ne bağlama çalarım ne de söylerim, ben sadece yazarım, demişti. Gerçektende güzel yazıyordu.

 

28 Ağustos 2010 tarihindeki atv’de yayınlanan Türkünü Söyle isimli yarışmada, bu türkü de okundu. Yanlız anons edilince adeta Feyzullah Çınar bir kez daha öldürülerek anons edildi.

 

Söz ve Müzik: Sefil Selimi diye anons edildi. Çok üzülmüştüm.

 

Sağlığında, sahip çıkılmadığı için parkta hayatını kaybeden Feyzullah Çınar’ın öldükten sonra da eserleri öldürülüyordu.

 

Atv’yi aradım ve bu konudaki düşüncemi bildirdim. Daha sonra ekipten bir arkadaştan bu türkü Feyzullah Çınar’ın değil, diye bir SMS aldım. Oysa Sefil Selimi bugün yaşıyor olsa idi inanıyorum ki, yanlış yapıyorsunuz, bu müzik Feyzullah Çınar’a aittir, diyecekti.

Şöyle bir baktım, bu eseri okuyanlar neler yazmışlar.

 

Bu türküyü güzel sesi ile yorumlayan Sabahat Akkiraz albümünde Söz:Sefil Selimi, Müzik: Feyzullah Çınar yazmış. İhsan Öztürk sayfasında da Kaynak: Sefil Selimi, Derleyen: İhsan Öztürk yazıyordu. İhsan Öztürk’ün Sefil Selimi’ye eserin kayıt altına alınması ve TRT repertuarına girmesini sağlamasında yardımcı olmak amacıyla bunu derlediğini düşünüyorum. Feyzullah Çınar’ın diğer türkülerini dinleyen, bu müziğin Feyzullah Çınar’ın olduğunu az çok anlar zaten.

 

Bunların tüm sorumlusu TRT mantığıdır tabiki. TRT yıllarca, türküde söz ve müzik olmaz, kaynak ve derleme vardır, türkü anonim olur, diye direndi. Türkü formunda müzik yapanların, eserlerini TRT repertuarına kayıt ettirmek isteyenlerin başvurduğu yöntemdir bu.

 

Aşık Mahzuni’nin TRT repertuarlarındaki türkülerine bakın, eğer sonradan düzeltilmedi ise Aşık Mahzuni’nin ismi yazılı değildir. Başka bir kaynak ve derlemeci vardır ve Maraş yöresinden bir türkü diye kayıt edilmiştir. Bir çok Alevi ozanlarının türkülerindeki şah, dost, can, Ali, gibi Aleviliği çağrıştıran sözcükler, `yar` sözcüğü ile değiştirilmiştir. Bazen de sözlerin önemli bir bölümü değiştirilerek, türkü özünden uzaklaştırılmıştır.

 

Buna rağmen bir çok halk müziği sanatçısı, ‘TRT olmasaydı halk müziği olmazdı’ der. Oysa halk var olduğu sürece halk müziği yaşayacaktır. Kaldı ki siyasi nedenlerle işine son verilen Ruhi Su, devlet bütçesi nden aldığı pay ve binlerce çalışanları ile TRT’ye göre daha doğru yöntemlerle türkü derlemiştir ve tek başına daha iyi iş becermiştir.

 

Hem de özüne uygun, değişitirmeden, bozmadan ve devlet bütçesinden yardım almadan. Bu vesile ile Ruhi Su’yu saygıyla anıyorum.

Bir başka olay da, eser sahiplerine telif ücreti ödememek isteyen kişilerin bandrol için başvurduğunda sahipli olan eserleri anonim diye bildirmeleridir. Bu durumda eseri kullanan firma telif hakkından kurtulduğu gibi, sahibi olan eseri de anonim olarak Mesam ve Kültür Bakanlığı’na kayıt ettirmiş oluyor.

 

Asıl üzücü nokta, hayatını halk müziğine vermiş insanların bulunduğu Türkünü Söyle programında bu türkü söylenirken Feyzullah Çınar’dan bahsedilmemesi ve belkide ellerindeki yanlış bilgilere inanmayı yeğlemiş olmalarıdır.

 

Feyzullah Çınar severlerin bu işin takipçisi olması, atv’ye ilk yayınlanacak programda bu yanlışlığın düzeltmesi konusunda mail ve telefonla mesaj göndererek baskı gücü oluşturması ve bu yanlışlığın düzelttirilmesi, bir nebze olsun yüreğimizdeki sızıyı hafifletecektir.

 

30/08/2010

Ali Çağan

 

alt